BİLİMİN İZİNDE...
36.01.2027-- 02-02-2027 | Kesin KalkışBİLİMİN İZİNDE...
1.GÜN : İSTANBUL SABİHA GÖKÇEN HAVALİMANI -STUTTGART-MERCEDES-PORCHE-STRAZBURG
Bilimin izinde yolculuğumuz için ; 26/01/2026 Sabiha Gökçen havalimanında buluşmamızın ardından; Bagaj, bilet, pasaport işlemlerinin ardından, saat 09:55’da PC 969 - Pegasus Havayolları direk uçuşu ile hareket ediyoruz.
İnişimizin ardından bavul ve çıkış işlemlerimizin ardından çıkışımızla bizleri bekleyen transfer aracımıza ki yerlerimizi alıyoruz.Hareketimizle birlikte;
Stuttgart’ın İki Efsanesi: Mercedes-Benz ve Porsche Müzeleri
Stuttgart, otomobil dünyasının kalbinin attığı şehirlerden biridir. Bu kentin iki büyük sembolü olan Mercedes-Benz Müzesi ve Porsche Müzesi, ziyaretçilerine sadece otomobilleri değil, birer hayal gücü ve mühendislik destanını sunar.
Mercedes-Benz Müzesi, otomobil tarihinin başlangıcından bugüne uzanan büyüleyici bir yolculuk sunar. Dünyanın ilk otomobilinden modern teknolojinin son harikalarına kadar uzanan koleksiyonu, markanın yenilikçi ruhunu her adımda hissettirir. Spiral mimarisiyle zamanda geriye doğru akıyormuş hissi veren müze, mühendisliğin, tasarımın ve tutkunun 130 yılı aşan bir hikâyesini gözler önüne serer.
Öte yanda Porsche Müzesi, hızın, performansın ve yarış tutkusu ile şekillenen bambaşka bir dünyanın kapılarını açar. Modern ve dinamik mimarisiyle dikkat çeken bu müze, efsanevi 356’dan 911 ruhunu taşıyan yarış canavarlarına kadar uzanan bir koleksiyon sunar. Her araç, Porsche’nin saf sürüş zevki ve mühendislik ustalığına olan bağlılığının yaşayan bir kanıtı gibidir.
Her iki müze de ziyaretçilere farklı ama tamamlayıcı bir deneyim yaşatır:
Mercedes-Benz, otomobilin doğuşunu ve sürekli gelişimini anlatırken; Porsche, hızın sınırlarını zorlayan cesur bir vizyonu gözler önüne serer.
Stuttgart’ta geçirilen bir gün, bu iki müze sayesinde teknoloji, tarih ve tutkunun iç içe geçtiği unutulmaz bir otomobil şölenine dönüşür. Hem geçmişi anlamak hem de geleceğe yön veren fikirleri görmek isteyen herkes için benzersiz bir durak niteliğindedir.
Keyifli bir günün ardından hareketimiz ile ; bizleri konuk edecek otelimize varıyoruz.
Konaklama otelimizde .Serbest zaman.
2.GÜN: TECNORAMA - REN ŞELALESİ - ZÜRİH
Sizleri büyüleyecek heybelerinizi güzel anılarla dolduracağınız gezimize Avrupa’nın en güçlü şelalelerinden biri olan Ren Şelalesi ile, doğanın ihtişamını en yakından hissettiren eşsiz bir manzarayı sizlerle buluşturuyoruz. Gürül gürül akan suların kayalara çarpışı, hem coşkuyu hem huzuru bir arada sunar. Burada insan, doğanın gücünü ve sürekliliğini derinden hisseder. Ren Şelalesi, öğrenciler için sadece bir gezi durağı değil; doğaya saygı, hayranlık ve farkındalık kazandıran unutulmaz bir deneyimle başlıyoruz.. ????✨ Fotoğraf ve yapacağımız serbest zaman sonrasında aracımızdaki yerlerimizi alarak hareketimizle;
Öğrencilerin;
Bilim, sadece kitaplarda değil; hayatın her anında karşımızda olduğunu fark edecekleri,
Teknoramada, bilimi sadece izleyen değil, deneyerek yaşayan bir öğrenme alanın olduğunu,
pasif bir dinleyici değil; merak eden, deney yapan ve keşfeden bireyler olacaklarını. Fizik, kimya, elektrik, manyetizma, ışık ve doğa olaylarına dair yüzlerce interaktif deney düzeni; soyut bilgileri, somut ve eğlenceli bir keşfe dönüştürürecekleri Teknorama ziyaretimizi yapıyoruz.Ardından;
İsviçrenin en büyük şehirlerinden Zürih kantonunun başkenti Zürihe geçiyoruz.Paroramik yapacağımız Zürih gezisinde;Grossmünster (Great Minster) Kilisesi - Lindenhof-Zürih Gölü -Old Town görülmesi gereken yerler arasında.Serbest zaman sonrasında;transfer aracımızda ki yerlerimizi alarak bizleri konuk edecek otelimize doğru yol alıyoruz.
Konaklama otelimizde serbest zaman.
3. GÜN: LUZERN - İNTERLAKEN -GOLDEN PASS TREN - MÖNTRO - LOZAN
Sabah otelimizde yaptığımız kahvaltı sonrasında ;
İsviçre Alplerinin büyülü kalbine doğru unutulmaz bir yolculuk…
Interlaken, göllerin ve dağların arasında, doğanın en saf halini taşıyan bir cennet. Turkuaz rengi Thun ve Brienz Gölleri, kartpostal gibi duran ahşap evler ve zirvelere uzanan tepeler… Burada her nefes, ferahlık; her manzara, huzur verir.
Bu büyülü manzaraların içinden geçen Golden Pass Treni, yolculuğu bir ulaşım değil, bir şölene dönüştürür. Panoramik camlarından süzülen ışık, dağ köylerini, çiçekli yamaçları ve kıvrılan vadileri bir tablo gibi gözlerinizin önüne serer. Sanki film sahnesinde ilerlersiniz – yavaşça, hissederek, keyifle…
Montreux, göl kıyısında palmiyelerle çevrili, zarif ve sıcak bir şehir… Cenevre Gölü’nün kıyısında yürürken, müziğin ve sanatın ruhu size eşlik eder. Dünyaca ünlü caz festivalinin bıraktığı izleri sokaklarda hissedersiniz. Masmavi göl, sakinliği kalbinize işler.Montrö, Türkiye’ye Karadeniz’in bir "barış ve güvenlik denizi" olarak kalmasını sağlayan stratejik bir denge ve önleyici meşru müdafaa imkanı vermiştir
Rotanın bir diğer şehri Lozan, tarihin ve kültürün asaletle buluştuğu bir şehir… Olimpiyat ruhunun doğduğu, üniversite hayatının renklendirdiği sokaklarıyla Lozan; zarafet, kültür ve dinginliğin şehridir. Göl kıyısında gün batımı, adeta altın bir sessizlik gibi ruhu dinlendirir.modern Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu belgesi ve "tapu senedi" niteliğindedir. Kurtuluş Savaşı’nda kazanılan askeri zaferleri siyasi ve hukuki bir zaferle taçlandırarak, yeni Türk devletinin bağımsızlığını tüm dünyaya resmen kabul ettirmiştir
Bu rota; huzur, doğa, sanat ve zarafetin en saf birleşimidir.
Her şehir kendine has bir hikâye anlatır, her adım kalpte iz bırakır.
Hazırsanız, İsviçre’nin masal sayfalarını birlikte açıyoruz. ✨????????️????
Gezimizin ardından vereceğimiz serbest zaman sonrasında bizleri konuk edecek otelimize varıyoruz.Konaklama ve serbest zaman otelimizde.
4.GÜN: ANNEMASSE-CERN-CENEVRE -DİJON
Sabah otelimizde yapacağımız kahvaltı sonrasında;
Dünyanın en büyük parçacık fiziği araştırma merkezi olan,bilim insanlarının nasıl çalıştığını görebileceğimiz,Büyük Hadron Çarpıştırıcısı hakkında bilgiler edeineceğimiz,bilime bakış açılarımızı değiştirecek hem de siz öğrencilerimize ilham verecek olan, geleceğin bilim insanları arasında yer almanızın hiçte zor olmadığını keşvedeceğiniz gerekli bilgilendirmelerin yapılarak kariyerinize katkı sağlayacak.Cern Avrupa Nüklüer Araştırma Merkezi CERN ‘e geçiyoruz.Burada;
Bizleri karşılayan profösörümüzün önce söyleşisine ve soru cevap kısmına katılıyoruz.Daha sonra Profesörümüzün eşliğindeki anlatımlarla birlikte;Globe Science Expo isimli, CERN’ün simgesi olan küreşeklindeki yapıda evrenin oluşumunu 3 boyutlu bir şekilde izliyoruz. CERN Microcosm Exhibition isimli sergi alanında ise CERN’ün kuruluşundan günü müze dekortaya çıkmış buluşları inceleme fırsatı elde ediyoruz. CERN’de öğle yemeğimizirestoranda yiyoruz. CERN giriş konuşması bölümünde, CERN’ün varlık sebebini,neler yaptığını ve hedeflerini öğreniyoruz. CERN Experimental Area Tour bölümünde,CERN’ün Atlas dedektörü ve SM18 tamirat hangarı gibi en önemli teknik alanlarını gezerek, yüzyılın deneyini nasıl gerçekleştirdiklerini öğreniyoruz.
Cern gezimizin ardından;Dünyanın en büyük göllerinden biri olan Leman gölünün masmavi suları üzerindeki sayısız yelkenliler, gölün kıyısındaki şık binalar, yemyeşil parklar ve ufuktaki dağların, özellikle üzeri her daim karlarla kaplı Mont Blanc tepesinin heybetli görüntüsü ile, sanki bir kartpostal güzelliğindeki manzaraları ile insanın içini huzur dolduran bir şehir.
Dünyaca ünlü filozof Jean-Jacques Rousseau, Protestan reform hareketinin en önemli önderlerinden Jean Calvin, ve de ünlü düşünür, yazar ve şair Voltaire’e ev sahipliği yapmış Cenevre, dünyanın ilk insaniyetperver teşkilati Kızıl Haç’ın da doğum yeri. Birleşmiş Milletlerin dünyadaki ikinci en önemli binası yine Cenevre’de. Birleşmiş Milletler haricinde, WHO (Dünya Sağlık Örgütü), ILO (Uluslararası Çalışma Örgütü) gibi 200’e yakın uluslararası kurum ve teşkilata, 199 ülkenin temsilciliğine ev sahipliği yapan Cenevre resmen batı Avrupa’nın politik ve kültürel kesişim noktası. Şehrin uluslararası müzakerelerdeki ‘insancıl arabulucu rolü’ tüm dünya tarafından kabul ediliyor. Hatta şehirliler bu yaklaşımı bir yaşam biçimi olarak öylesine benimsemiş durumdaki, şehir ‘Barış Şehri’ sıfatı ile anılan bu şehri ve dokusunu hissetmeye cenevreye geçiyoruz.şehirde;Birleşmiş Milletler Binası,Kırık sandalye Anıtı,the Old Town (eski şehir),Rousseau Adası,Jet d Eau (fıskıye,Mont Blanc Köprüsü ve cenevre gölü göreceğimiz yerler arasında.
Serbest zaman ardından bizleri misafir edecek otelimize doğru yol alıyoruz.
Konaklama ve serbest zaman otelimizde.
5. GÜN: DİJON-PARİS-DİSNEYLAND-PARİS
Sabah otelimizde yapacağımız kahvaltı sonrasında;
Hayallerin Gerçek Olduğu Yer;
Disneyland, sadece bir eğlence parkı değil; çocukluğumuzun en saf hayallerinin, rengârenk düşlerinin gerçeğe dönüştüğü büyülü bir dünyadır. Kapısından içeri adım attığınız anda sizi masal kahramanlarının yaşadığı bir evren karşılar. Her köşesinde ayrı bir hikâye, her melodisinde geçmişten bir mutluluk izi saklıdır.
Walt Disney’in “Eğer hayal edebiliyorsan, yapabilirsin” sözünü adeta yaşatan bu büyülü park, ister çocuk olun ister yetişkin, herkese yeniden inanma gücü verir. Kalabalığın içinde Mickey’nin gülümsemesiyle karşılaşmak, Pamuk Prenses’in elini tutmak ya da Cinderella Şatosu’nun önünde bir anlığına çocukluğunuza dönmek… Disneyland’de her şey mümkündür.
Renkli geçit törenleri, ışıklarla süslenmiş gece gösterileri ve masalsı atmosferiyle
Disneyland, insanın içindeki mutluluk çocuğunu uyandırır. Burada zaman sanki yavaşlar; dünya telaşını dışarıda bırakır, anın sihrine kapılırsınız.Disneyland, sadece bir park değil — kalpte yer eden bir deneyimdir. Oradan ayrılırken yanınızda bir bilet değil, ömür boyu sürecek bir gülümseme taşırsınız. ????
Disneyland’ta geçirdiğimiz unutulmaz anlardan sonra kapanış seremonisini izliyor ve toplanma yerimizde buluşuyoruz.
Aracımızdaki yerlerimizi almamızla birlikte bizleri misafir edecek otelimize doğru yol alıyoruz.
Konaklama serbest zaman otelimizde.
6.GÜN: PARİS-ARRAS-LENS
abah otelimizde yapacağımız kahvaltı sonrasında;
Yeni ufuklara yelken açıyoruz.
Aşkın, Işığın ve Zarafetin Şehri
Paris… Adı bile kalpte bir tını bırakır. Kimi için aşkın şehri, kimi için sanatın başkenti, kimi içinse sadece ışıkların altında yeniden doğan bir düş. Seine Nehri kıyısında uzanan bu büyülü şehir, her sokağında ayrı bir hikâye, her köşesinde ayrı bir duygu saklar.
Eyfel Kulesi’nin gölgesinde içilen bir kahve, Montmartre sokaklarında yankılanan bir akordeon sesi, Notre-Dame’ın taş duvarlarına sinmiş yüzyılların ruhu… Paris, sadece gezilmez; yaşanır, hissedilir ve hafızaya kazınır.
Sabahları taze kruvasan kokusuyla uyanır, akşamları Seine boyunca süzülen ışıkların büyüsüne kapılırsınız. Louvre Müzesi’nde Mona Lisa’nın tebessümüne bakarken zamanın durduğunu hissedersiniz. Champs-Élysées’de yürürken hayatın her rengini, her sesini, her zarafetini bir arada bulursunuz.
Paris, romantizmin değil sadece; özgürlüğün, sanatın ve ilhamın da başkentidir. Her mevsim başka bir yüzünü gösterir — ama her defasında aynı büyüyü hissettirir.
Belki de bu yüzden Paris’e bir kez giden, bir parçasını orada bırakır; çünkü Paris, kalbe dokunan şehirlerin en zarifidir. ????✨
Büyüleyici şehri gezmeye başlıyoruz;Panoramik şehir turu. Turumuzda Champs Elysees, Da Vinci şifresine konu olmuş Louvre Müzesi ve piramit (Serbest zaman), Zafer Takı, Etoile Meydanı, Notre Dame kilisesi, 1990 yılı sanayi fuarı amaçlı yapılmış Grand Palace ve Petite Palace, 1789 Fransız devrimine konu olmuş Concorde Giyotin Meydanı Eyfel Kulesi (Serbest zaman).Napolyon mezarı ve müzesi,Askeri Müze,Parfüm Müzesi ve Parfüm (serbest zaman),Lady Diana anıtı,Orsay Müzesi,Rus Kilisesi III. Alexandre Köprüsü ve Şanzelize serbest zaman.Seine nehri tekne turu.
Şanzelizede vereceğimiz serbest zaman sonrasında,aracımızdaki yerlerimizi alarak,bizleri konuk edecek otelimize geçiyoruz.
Konaklama ve serbest zaman otelimizde.
7.GÜN: ARRAS-LENS-BRUGGE-BÜRÜKSEL-ANVERS
abah otelimizde yapacağımız kahvaltı sonrasında;
Zamanın Durduğu Masal Şehri;
Belçika’nın kalbinde, kanallarıyla, taş sokaklarıyla ve tarihi dokusuyla bir masal gibi uzanır Brugge. “Kuzey’in Venedik’i” olarak anılan bu şehirde, her köprüde bir hikâye, her köşede geçmişin zarafeti saklıdır.
Orta Çağ’dan kalma evlerin yansıdığı sular, çan kulelerinin yankılanan melodileri ve çikolata kokan dar sokaklarıyla Brugge, ruhu dinlendiren bir huzur şehridir. Burada zaman yavaş akar; kalbiniz ise anın güzelliğinde kaybolur. ✨
Kanallar ve masaller şehri Brugge varışımız;Markt Meydanı-Çan Kulesi-De Burg Meydanı-Bruges Belediye Binası-Eyalet Sarayı-Historium Bruges-Dijver Bit Pazarı-Kutsal Kan Bazilikası ve dahası göreceğimiz yerler arasında.
OrtaÇağ kasabası ve kanallar şehrine hayranlıkla gezecek ve serbest zaman sonrasında ;
Avrupa’nın Kalbi;
Brüksel, tarih ile modernliğin zarifçe buluştuğu, Avrupa’nın kalbinde atan büyüleyici bir şehir. Altın süslemeli binalarıyla Grand Place, çikolata ve waffle kokusuyla dolu sokaklarıyla herkesi kendine hayran bırakır.
Sanatın, lezzetin ve kültürün merkezidir Brüksel — sade ama bir o kadar da asil. Burada her adım, Avrupa ruhunu hissettirir.Varışımızla;Çizgi roman şehrini çikolata kokuları eşliğinde geziyoruz.:Atomium-Tarihi meydan-Bürüksel Kraliyet Sayaı -Belediye Binası-Grand Palace Meydanı-Manneken-Pis-Çikolatacılar.Serbest zaman sonrasında aracımızdaki yerlerimizi alarak bizleri konuk edecek otelimize varış.Konaklama ve serbest zaman otelimizde.
8. GÜN: KİNDERJİK- OUTLET -KÖLN-DÖNÜŞ
Sabah otelimizde yapacağımız kahvaltı sonrasında;
RENKLERİN VE YEL DEĞİRMENLERİNİN ŞEHRİ
Amsterdam’a yakın, ama kendi masalına sahip huzurlu bir Hollanda kasabası…
Renkli evleri, tarihi Kinderjik yel değirmenleri ve kanallarıyla Kinderjik, adeta kartpostallardan çıkmış bir şehir gibidir. ????
Burada doğanın huzuru, tarihin sıcaklığı ve Hollanda’nın o kendine has güzelliği bir arada yaşanır.
Zaandam – Rüzgârın, suyun ve renklerin dans ettiği şehir. ✨
Renkli Şehri gezmeye başlıyoruz;Geleneksel yel değirmenlerini geziyor.Görsel müzede tekne turunun keyfini sürüyoruz..Görsel şov içersinde kasabayı geziyor ve alış veriş için serbezt zaman veriyoruz.Serbest zamanımızın ardından ücret skalası bütçemize uygun olan bünyesinde birçok tanınmış mağazaları barındıran outlet’ geçiyor ve alışveriş için serbest zaman veriyoruz.Toplanma yerimizde buluşmamızla Araçtaki yerlerimizi alarak Köln’e doğru yol alıyoruz.Muhteşem duruşu ile bizleri büyüleyecek olan Köln katedralini görüyor resim ve serbest zaman sonrasında hava limanına doğru yol alıyoruz.
Bagaj ve pasaport işlemlerinin ardından,00:55’de (yerel saat ile ) PC 1014 Pegasus uçuşuyla hareket ediyoruz. Gezdiğimiz yerlerde biriktirmiş olduğumuz anılar eşliğindeki yolculumuz ile Saat 06:00 ‘da (yerel saat ile ) İstanbul Sabiha Gökçen hava limanına ulaşıyoruz.İşlemlerimizin ardından çıkış kapısında siz değerli misafirlerimiz ile bir başka bir tatilmadeni organizasyonlarında buluşmak dileğiyle veda ediyoruz.
256 bit şifreleme ile yüksek güvenlikli online alışveriş keyfi
